Patentle ilgili hukuki uyuşmazlıklarda müvekkillerimizin menfaatlerini en üst düzeyde korumak öncelikli hedeflerimizden biridir. Avrupa Patent Ofisi (EPO) nezdindeki hükümsüzlük işlemlerinde ve ülkemizdeki Fikri ve Sınai Haklar İhtisas Mahkemeleri nezdindeki davalarda başarı odaklı ve proaktif hizmet sunmayı amaçlamaktayız.
Fikri ve Sınai Haklar İhtisas Mahkemelerinde Açılan Hükümsüzlük Davaları
Türkiye’de patent ve faydalı model belgelerine ilişkin hükümsüzlük davalarında yetkili mahkeme, patent sahibinin yerleşim yeri esas alınarak belirlenmektedir. Patent sahibi yurtdışında yerleşik ise, onun adına işlem yapan vekilin yerleşim yeri esas alınır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında öngörülen ve aşağıda özetlenen gerekçelere dayanarak patent hükümsüzlüğü davası açılabilir:

| a.Patent konusu, patentlenebilirlik şartlarını karşılamamaktadır. | Bu bağlamda; aşağıda sayılan gerekçelerden en az birinin varlığı, patentin Türkiye’de hükümsüz kılınmasına neden olabilir: Şayet BULUŞ KONUSU;
· YENİ değilse, · BULUŞ BASAMAĞI içermiyorsa, · SANAYİYE UYGULANABİLİR değilse, · TEKNİK NİTELİK taşımayan İŞ YÖNTEMLERİNİ içeriyorsa, · Tamamen YAZILIMA dayalıysa (ancak teknik karakter taşıyan ve somut bir sistem ve yöntemle tanımlanmış buluşlar bu kapsamın dışındadır), · Canlı insan veya hayvan vücudu üzerinde uygulanan CERRAHİ/TERAPİ/TEŞHİS yöntemlerini içeriyorsa, · BİTKİ VEYA HAYVAN ÇEŞİTLERİNE ilişkinse (özellikle biyolojik ıslah veya yetiştirme yöntemlerine dayalı buluşlar dâhil), · TEKNİK NİTELİK TAŞIMIYOR ve TEKNİK BİR KATKI SUNMUYORSA patent hükümsüzlüğüne yol açabilir.
|
| b. Buluş, ilgili alandaki uzman kişinin uygulayabileceği düzeyde yeterince açık ve tam olarak açıklanmamışsa;
|
Bu durum, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 92(1). maddesinde düzenlenen “açıklık” kriteriyle karıştırılmamalıdır. Buradaki hükümsüzlük gerekçesi, başvuru dosyasının ilk halinde, tarif edilen ve/veya talep edilen bilgilerle buluşun uygulanabilmesine imkân tanıyacak yeterlilikte bilgi bulunmamasına dayanmaktadır. Buluşun, çalışmayan (işlevsiz) örnekleri de kapsayacak şekilde açıklanması da hükümsüzlük sebebi sayılmaktadır. |
| c. İstemlerin konusu, başvurunun ilk halinde açıklanan kapsamı aşıyorsa;
|
Bu, patent başvurusunun işlem sürecinde patent sahibinin yaptığı değişikliklerin, başvurunun ilk halinde hiçbir dayanağı bulunmaması hâlinde bir hükümsüzlük nedenidir. |
| d. Patent sahibi, patent verilmesine hak kazanmış kişi değilse; | Patent üzerinde hak sahibi olan üçüncü kişiler, eğer patentin verilmiş olduğu kişi bu hakka sahip değilse, söz konusu patentin hükümsüz kılınmasını talep edebilirler.
|
İSPAT YÜKÜ
6769 sayılı Kanun ve HMK m. 190 uyarınca hükümsüzlük gerekçeleri ispat yüküne tabidir. Kanunda ispatın derecesine ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Patent dokümanları, bilimsel makaleler ve yayınlar güvenilir bilgi kaynakları olarak kabul edilmekte olup yayımlanma tarihlerinin ayrıca ispatı aranmaz. Ancak, “önceki kullanım” konusunda mahkemeler arasında uygulama farklılıkları gözlenmektedir. Ürün katalogları, yayımlanma tarihleri şüpheli olsa dahi geçerli delil kabul edilebilmektedir. Tanık beyanları ise hükümsüzlük davalarında taraflarca nadiren kullanılan bir ispat aracıdır.
BULUŞ SAHİBİ TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMALAR
Kanun, buluş sahibi tarafından kamuya yapılan açıklamalara ilişkin 12 aylık bir “hoşgörü süresi” öngörmektedir. Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önceki 12 aylık süre içinde kamuya açıklanan bilgiler patentlenebilirlik değerlendirmesinde dikkate alınmaz. Bu koruma, buluşu öğrenen üçüncü kişilerin, başvuru sahibinin izniyle veya izinsiz olarak yaptığı açıklamalar için de geçerlidir.
ÖNCEKİ TARİHLİ BAŞVURULARIN DURUMU
6769 sayılı SMK m. 98 uyarınca, başvuru tarihi daha erken, ancak yayımlanma tarihi daha sonraya denk gelen patent dokümanları “tekniğin bilinen durumu” (state of the art) kapsamında değerlendirilir. Ulusal patent başvuruları, Avrupa patent başvuruları ve ulusal aşamaya giren PCT başvuruları buna dâhildir. Ancak bu dokümanlar yalnızca yenilik değerlendirmesinde dikkate alınır, buluş basamağı değerlendirmesine dâhil edilmez.
HÜKÜMSÜZLÜK DAVALARINDA BİLİRKİŞİ HEYETİ
Teknik yönü bulunan patent davalarında, mahkemeler sıklıkla bilirkişi heyeti görevlendirerek rapor alır. Bilirkişi heyetinin yapısı kritik öneme sahiptir. En az bir teknik altyapıya sahip patent vekilinin heyette yer alması, tarifnamenin ve istemlerin ilgili teknik belge ve dokümanlar ışığında doğru yorumlanması açısından büyük önem taşır. Tek bir davada birden fazla bilirkişi raporu veya ek rapor alınması yaygındır (HMK m. 281). Bilirkişiler hukuki yorum yapamaz (HMK m. 266); ancak hükümsüzlük davasının niteliği gereği, dayandıkları hukuki gerekçeleri belirtmeleri beklenir.
HÜKÜMSÜZLÜK VE TECAVÜZ DAVALARININ BİRLEŞTİRİLMESİ
6769 sayılı Kanun ve HMK m. 166 uyarınca, hükümsüzlük ve patent ihlali davaları arasında bağlantı olması halinde, davaların birleştirilmesi mümkündür. Örneğin hükümsüzlük davası açıldıktan sonra patent sahibi ihlal davası açabilir; ya da patent ihlaliyle suçlanan taraf, savunma olarak hükümsüzlük davası başlatabilir. Bu tür durumlarda, ikinci davaya bakan mahkeme birleştirme kararı verebilir ve birinci davaya bakan mahkeme, birleşen davalar açısından yetkili hale gelir. Aynı şekilde, hükümsüzlük ve ihlal bulunmadığına dair tespit davasının birlikte görülmesi de mümkündür.
FAYDALI MODELLERE KARŞI HÜKÜMSÜZLÜK DAVALARI
Türkiye’de faydalı model belgeleri için “buluş basamağı” şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, 6769 sayılı Kanun’un 144(1)(a) maddesi uyarınca, faydalı modelin hükümsüzlüğü buluş basamağı eksikliğine dayandırılamaz. Ancak yöntem, ürün-yöntemle elde edilen ürün, kimyasal maddeler gibi konu içeren faydalı modeller hükümsüz kılınabilir. Bunlar dışındaki hükümsüzlük nedenleri, SMK m. 138 ile aynıdır. Faydalı modeller, teorik olarak 10 yıl süreyle patentle eşdeğer koruma sağlar; ancak buluş basamağı aranmadığından iptalleri daha zor olabilir. Yenilik dışında başka bir gerekçe yoksa, çok küçük farklılıklar dahi belgeyi geçerli kılabilir.
HÜKÜMSÜZLÜK DAVALARI SIRASINDA İSTEM DEĞİŞİKLİĞİ
Mevcut mevzuata göre, patent verildikten sonra istemlerde değişiklik yapılamaz. Ancak, patent sahibi bazı istemlerinden feragat edebilir ve belge, kalan istemlerle geçerliliğini sürdürebilir (SMK m. 140(3)). Mahkemeler arasında bu feragatlerin nasıl değerlendirileceğine ilişkin yeknesak bir uygulama yoktur. Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) bağlamında, patentin verilmesinden sonra sınırlandırma (Art. 105a EPC) ve hükümsüzlük sürecinde istem değişikliği (Art. 138/3 EPC) mümkündür. Genelde EPO nezdinde sınırlandırma işlemlerinin sonucu beklenmekte ve buna göre yargılamaya devam edilmektedir. Ancak Türkiye’deki mahkemeler genellikle doğrudan kendi nezdinde yapılan değişikliklere izin vermemektedir.
KISMİ HÜKÜMSÜZLÜK
6769 sayılı Kanun’a göre, hükümsüzlük yalnızca belirli istemler bakımından hükmedilebilir. Diğer istemler geçerliliğini korur. Bu nedenle, hükümsüzlük davasında tüm istemlerin patentlenebilirliği değerlendirilmelidir; aksi takdirde usule aykırılık meydana gelir.
AVRUPA PATENT OFİSİ (EPO) NEZDİNDE HÜKÜMSÜZLÜK BAŞVURUSU
Avrupa patentleri, Avrupa Patent Bülteni’nde tescil ilanından itibaren 9 ay içinde itiraza konu edilebilir (EPC m. 99). EPO nezdindeki itiraz sürecinin sonucu, Avrupa patentinin geçerli olduğu tüm ülkelerde bağlayıcıdır. Bu nedenle, ulusal dava açmak yerine EPO nezdinde işlem başlatmak daha avantajlı olabilir. EPO nezdindeki hükümsüzlük gerekçeleri ulusal düzenlemelere kıyasla daha sınırlıdır:
EPO nezdindeki hükümsüzlük talepleri delil gerektirir. İtiraz sahibinin sunduğu deliller bakımından “makul şüphenin ötesinde” ölçütü aranırken, diğer durumlarda “olasılık dengesi” ilkesi uygulanır.
PARALEL EPO İTİRAZLARI DURUMUNDA YARGILAMANIN BEKLETİLMESİ
Türkiye’deki mahkemeler, EPO nezdindeki paralel itirazları, ulusal yargılamanın bekletilmesi için gerekçe olarak değerlendirebilir. Tarafların her iki süreçte aynı olması ve EPO kararının ne kadar sürede çıkacağı gibi kriterlere göre, mahkeme dosyayı bekletme kararı alabilir. EPO’daki süreçlerin temyizle birlikte 4–5 yıl sürebilmesi, bazı durumlarda ulusal mahkemelerdeki sürecin daha hızlı tamamlanmasını sağlayabilir. Ancak, yakın zamanda EPO kararının beklenmesi öngörülüyorsa, usul ekonomisi açısından ulusal yargılama durdurulabilir.
EPO TEMYİZ SÜRECİ
EPO İtiraz Birimi kararları temyiz edilebilir (EPC m. 106). Temyiz Kurulu, dosyayı tekrar İtiraz Birimi’ne gönderebilir veya ilk derece yetkisini üstlenerek patentin olduğu gibi ya da değiştirilmiş hâliyle geçerliliğine ya da tümden hükümsüzlüğüne karar verebilir.
TÜRKİYE’DE YARGITAY SÜRECİ
İlk derece mahkemesi kararları, Bölge Adliye Mahkemeleri (istinaf) tarafından incelenebilir. İstinaf hâkimleri hukuki değerlendirme yapar; teknik hususlar genellikle bilirkişilerce ele alınır.